Bu Toprağın Sesi’nde veteriner saglık ürünleri konuşuluyor

Bu Topragın Sesi programının 9 Haziran’daki programında Prof.Dr.Ayhan FİLAZİ ve VİSAD Genel Sekreteri Veteriner Hekim Ramazan BAYHAN veteriner saglık ürünleri mevzuatı, kullanımı, halk saglıgı acısından etkileri ve AB ile mukayeseler tartisilmaktadir. Programa Uluslararası Hayvan Saglıgı Federasyonu Genel Sekreteri Declan O’Brien da telefon bağlantısı ile AB’deki güncel gelişmeler hakkında bilgi veriyor.

20110609-183107.jpg

20110609-183443.jpg

Reklamlar
| Yorum bırakın

Balıkçılık endüstrisi AB’nin atık deniz ürünlerini bitirme planlarına karşı çıkıyor

AB Balıkçılık Genel Müdürü Maria Damanaki geçtiğimiz günlerde avlandıktan sonra denize geri atılan balık ve deniz canlıları konusunda yasaklama getireceklerini ve bu sayede azalan stoklara karşı bir çözüm üretebileceklerini ifade etmişti. AB’nin büyük balıkçılık endüstrisi temsilcileriyle buluşan Damanaki, Komisyonun bu önerisine gösterilen tepki ile karşılaştı. Denize geri atımların yasaklanmasının büyük balıkçılık endüstrisini kota aşımı sebebiyle zor durumda bırakacağını, avlanan bazı canlıların ticari değerlerinin düşük olması sebebiyle kota kapsamında kullanılmak istenilmediği dile getirildi. Avrupa’da milyonlarca ton yenebilir deniz ürünü avlandıktan sonra ölmüş bir halde denize geri dökülüyor ve bu balıklar karaya çıkartılırsa endüstri zarara uğrayacağını belirtiyor. Teknelerin küçültülmesine sebep olacağı söylenen planı çevreci gruplar ise destekliyorlar.

03.05.2011 http://www.guardian.co.uk/environment/2011/may/03/fishing-industry-eu-discards-plan

Balıkçılık, Haberler, Ortak Balıkçılık Politikası, Piyasa Düzenleri içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Dört yıl sonra İsviçre’den ilk Deli Dana Vakası

İsviçre’nin Sen Gallen bölgesinde rutin muayeneler sırasında subklinik yani klinik belirti göstermeyen BSE diğer bir ifadeyle Deli Dana hastalığı tespit edilen bir hayvan imha edildi. Dünya Salgın Hastalıklar Ofisi’ne bildirim gönderen veteriner hizmetlerin raporuna göre hastalık tespit ettikleri hayvan İsviçre’nin kuzeydoğusunda yer alan 32 başlık bir sığır işletmesinde bulunmaktaydı. Atipik olduğu belirtilen vakanın alışılmışın dışında hiçbir belirtli göstermediği, 2003 doğumlu olduğu ve tanının ancak ölen hayvanın muayenesinde konduğu belirtilmiştir. İsviçre’de Deli Dana Hastalığı en son Ekim 2006’da görülmüş ve bu sebeple de Uluslararası Salgın Hastalıklar Ofisi tarafından Mayıs 2010 tarihinde Kontrol edilebilir Deli Dana Hastalığı riski taşıyan ülkeler statğsğne taşınmış ve bu ülkelerden canlı hayvan ithalatı yapılabileceği ifade edilmişti. Bununla birlikte son yıllarda Avrupa Birliği ülkelerinde tespit edilen hayvanlar atipik BSE olarak uluslararası veritabanına kaydedilmiştir. Türkiye AB’den canlı sığır ithal eden, ve ilerleme raporlarında AB tarafından Deli Dana Hastalığı’na ilişkin kontrollerin yetersizliği sebebiyle eleştirilen ülkelerden birisidir.

03.05.2011 http://www.thebeefsite.com/news/34405/first-bse-case-in-switzerland-for-four-years

Fotoğraf: http://www.mueller-hennweiler.de/pcs/bse_03.jpg

Haberler, Hayvan hastalıkları, İthalat içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Avustralya’daki Sığır Sürülerinde Yavru Atmaya sebep olan Neospora caninum tespit edildi

Avusturalya’nın güneyinde bulunan sığır sürülerinin üçte birinde, yavru atmalara sebep olan ve dünyada koyun ve keçilerde olduğu bilinen Neospora caninum olduğu tespit edilmiştir. Parazit hem besi hem süt sığırlarında tespit edilmiş ve özellikle damızlık hayvan yetiştiriciliğinde önemli bir tehdit olduğu belirtilmiştir. Veteriner Fakültesi’ne bağlı araştırmacıların yaptıkları açıklamada parazitin sığırlarda düşüklere sebep olduğu ve hatta sürülerde düşük fırtınası yaratabildiğine dikkat çekilmiş, Avustralya ve Yeni Zelanda’da meydana getirdiği ekonomik kaybın yıllık 100 milyon dolardan fazla olduğu ifade edilmiştir. Bu parazite karşı aşı veya etkili bir tedavi yöntemi henüz bulunmamaktadır. Hastalığın yayılmasını önlemek için hasta hayvanların karantinaya alınması ve kesinlikle damızlık amaçlı kullanılmamaları gerektiği belirtilirken hastalığın özellikle denizaşırı ülkelerde Avsutralya’dan çok daha yaygınlaşabileceği, diğer ülkelerdeki iklim koşullarının hastalığın yayılmasında önemli bir faktör olabileceği ve verim düşüklüğünün de önemli ekonomik kayba sebep olacağı Profesör Reichel tarafından bildirilmiştir. Türkiye 2007 yılından bu yana Avsutralya’dan 12 milyon dolar değerinde damızlık sığır ithal etmiş ülkelerden birisidir.

28.04.2011 http://www.thebeefsite.com/news/34377/abortion-parasite-found-in-sa-cattle-herds

Fotoğraf:  http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQn2nzlsCOyO36H0CzzMI2_ekbwhdAOtdEEiL3kPzdM4_b11tCZqA

Haberler, Hayvan hastalıkları, İthalat içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Organik tavuklarda salmonella daha az görülüyor

ABD’deki Georgia Universitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre organik tavuklarda Salmonella hastalığı diğerlerine oranla daha az görülüyor. Çalışmayı yürüten Dr.Alali organik yetiştiriciliğin, serbest yetiştirmeyle karıştırılmaması gerektiğini, yürüttüğü çalışmanın sertifikalı organik tavuk işletmelerinde yapıldığını belirtmiştir. Dr.Alali’ye göre Salmonella hastalığının organik yetiştiricilikte daha az yayılmasının ana sebebi, organik işletmelerde tavukların diğer işletmelerle aynı şekilde kümeslerde tutulmalarına karşılık bu kümeslerin daha aydınlık ve hayvan başına ayrılan alanın daha fazla olması ile bu tavukların organik yetiştirilen mısır ve soya ile beslenmeleri bu sayede de hayvansal kökenli yem katkı maddelerini tüketmemeleridir. Organik yemlerin nadiren salmonella bulaşık olmalarına rağmen geleneksel yemlerde Salmonella etkenlerine rastlamanın çok daha kolay olduğunu dile getiren Dr.Alali tavukların yedikleri yemin hastalığın yayılmasında önemli bir etken olduğunu da eklemiştir. Ayrıca hayvanların daha fazla güneş görüp daha az toza maruz kalmalarının olumlu etkilerine de vurgu yapan araştırmacı, her yıl 140 bin Amerikalı’nın Salmonella’dan etkilendiğine ve yaklaşık 30 kişinin ölümüne sebep olduğunu, yaptığı araştırma sonucunda organik işletmelerde hastalık görülme oranını %4,3 bulurken, diğer işletmelerde bu oranının %28,8’e ulaştığına da dikkat çekmiştir.

20.04.2011 http://www.themeatsite.com/meatnews/14058/salmonella-less-prevalent-in-organic-chicken

Fotoğraf: http://tr.wikipedia.org/wiki/Salmonella

Haberler, Hayvan hastalıkları içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Akdeniz’de 40 kadar tür tehdit altında

Uluslararası Doğayı Koruma Birliği’nin yaptığı bir çalışmaya göre önümüzdeki birkaç yıl içerisinde Akdeniz’de yaşayan 40’dan fazla tür aşırı avlanmadan dolayı yok olacak. Bu türlerin yarıya yakınını köpekbalığı çeşitleri ile vatozlar gibi kıkırdaklı balıkların oluşturduğu ve en az 12 farklı kemikli balık türünün aşısı avlanma, deniz kirliliği ve yaşam alanlarının bozulması sebepleriyle yok olmak üzere oldukları ifade edilmiştir. Bunlara ek olarak orkinos, orfoz, levrek ve berlam gibi ticari balık türlerinin deyine fazla avlanmaları sonucu çok yakında artık bulunamayacağı da belirtilmiştir.

Özellikle orkinos sayısının son 40 yılda %50 azaldığı, ve kotadışı avlanmanın bun da çok büyük etkisinin olduğu bildirilmiştir. Balık misinası, solungaç veya trol ağları gibi avlanma araçları ile sürüklenme ağlarının yasadışı kullanımları sonucu ticari değeri olmayan deniz canlılarının da yakalandıklarını ve bu sebeple bunlarla beslenen balık türlerinin de nesillerinin tehlikeye girdiğini kaydeden çalışma sonuçlarında yunus, balina, kaplumbağa ve deniz kuşlarının da tehlikede olduğunu kaydetmiştir. Bu sebeplerle raporda avlanma mevzuatlarının daha sınırlayıcı olması, yeni rezervlerin oluşturulmasının desteklenmesi , kirliliğin azaltılması ve kotaların gözden geçirilerek özellikle tehdit altındaki türlerin kotalarının hassasiyetle ele alınmasını önerilmiştir.

20.04.2011 http://www.thefishsite.com/fishnews/14673/forty-mediterranean-species-under-threat

Çevre, Balıkçılık, Haberler içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Gıda Güvencesi Tehdit Altında “Küresel önlem alınmalı”

“AB’nin gıda güvencesini içeride ve dışarıda en çok etkileyen etkenlerin başında iklim değişikliği ve ürün piyasalarında spekülasyonu gelmektedir” diyen bir Avrupa Parlamentosu Kararı geçtiğimiz Perşembe günü yayınlandı. Kararın ardından Parlamenterler gıda fiyatlarına yapılan dış müdahalelerle mücadele edilmesi ve AB içerisinde gıda üretiminin garanti altına alınması için acil önlemler alınması gerektiği çağrısında bulundular. Kuraklık, sel felaketleri, yangın ve fırtınaların dünya çapında geçmişe göre çok daha fazlalaştığını ve tarımsal kapasiteyi düşürdüğünü ifade eden kararda, tarım arazileri kaybının önlenebilmesi için toprak ve su yönetiminin geliştirilmesi gerektiğini ve Komisyonun ulusal iklim değişikliğini azaltma tedbirlerini izlemesi gerektiği belirtilmiştir. Özellikle gıda ürünleri, ham madde ve enerji piyasalarındaki spekülasyonların gıda güvencesini riske attığına dikkat çeken Parlamenterler G20’ye dahil olmayan ülkelerin de gıda fiyatlarına müdahale ile mücadele edilmesinde G20’nin çalışmalarına dahil edilmesini istediler.  Bunun yanısıra Komisyon’un Avrupa Güvenlik ve Pazar Otoritesi’ni daha fazla yetkilendirerek tarım piyasaları ile yakından ilgili yatırımcıların gıda piyasalarında yer almalarının kısıtlanması ve hükümetlerin ihracatı engelleyen uygulamaları yapmaması gerektiğine inanan Parlamenterler AB içerisinde gıda güvencesinin garanti edilebilmesi için çok güçlü bir Ortak Tarım Politikası’na ihtiyaç olduğuna ve sağlık, çevre va hayvan refahı standartlarını karşılamak için artan maliyetler sebebiyle düşen çiftlik gelirlerinin bir an önce telafi edilmek zorunda olduğunu vurguladılar. Ayrıca müdahale alımları ve stratejik stok oluşturulması gibi piyasaya müdahale araçlarının Ortak Tarım Politikasında mutlaka yer alması gerektiği de eklenmiştir.
18.02.2011

http://www.thedairysite.com/news/33644/food-security-under-threat-global-response-needed

Gıda Güvencesi, Haberler, İklim değişikliği ve tarım içinde yayınlandı | Yorum bırakın